• About Cümleleri
  • Almanca Cümleleri
  • Already Cümleleri
  • Although Cümleleri
  • Amaç Sonuç Cümleleri
  • And Cümleleri
  • Any Cümleleri
  • As Cümleleri
  • Ask Cümleleri
  • Ayrılık Cümleleri
  • Because Cümleleri
  • Before Cümleleri
  • Benzetme Cümleleri
  • Can Cümleleri
  • Can Soru Cümleleri
  • Çeviri Cümleleri
  • Chat Cümleleri
  • Comparative Cümleleri
  • Comparatives Cümleleri
  • Could Cümleleri
  • Dilek Cümleleri
  • Does Cümleleri
  • Dostluk Cümleleri
  • Emir Cümleleri
  • En Güzel Aşk Cümleleri
  • Enough Cümleleri
  • Ever Cümleleri
  • Fiil Cümleleri
  • For Cümleleri
  • Fransızca Cümleleri
  • Geçmiş Zaman Cümleleri
  • Gelecek Zaman Cümleleri
  • Going To Cümleleri
  • Güzel Aşk Cümleleri
  • Haber Cümleleri
  • Have To Cümleleri
  • How Many Cümleleri
  • İf Cümleleri
  • İltifat Cümleleri
  • İn Case Cümleleri
  • İngilizce Cümleleri
  • İn Spite Of Cümleleri
  • İsim Cümleleri
  • İstek Cümleleri
  • Just Cümleleri
  • Kalıp Cümleleri
  • Karşılaştırma Cümleleri
  • Kelime Cümleleri
  • Kısa Aşk Cümleleri
  • Konuşma Cümleleri
  • Koşul Cümleleri
  • Like Cümleleri
  • Many Cümleleri
  • Mesaj Cümleleri
  • More Cümleleri
  • Msn Cümleleri
  • Much Cümleleri
  • Must Cümleleri
  • Neden Sonuç Cümleleri
  • Neither Cümleleri
  • Never Cümleleri
  • Olumlu Soru Cümleleri
  • Olumsuz Emir Cümleleri
  • Olumsuz Soru Cümleleri
  • Öneri Cümleleri
  • Örnek Soru Cümleleri
  • Özlem Cümleleri
  • Passive Cümle
  • Past Cümleleri
  • Past Tense Cümleleri
  • Past Tense Soru Cümleleri
  • Perfect Cümleleri
  • Perfect Tense Cümleleri
  • Prefer Cümleleri
  • Present Perfect Tense
  • Present Tense Cümleleri
  • Problem Cümleleri
  • Rap Cümleleri
  • Reklam Cümleleri
  • Relative Clause Cümleleri
  • Rica Cümleleri
  • Şart Cümleleri
  • Sebep Sonuç Cümleleri
  • Select Cümleleri
  • Sevgi Cümleleri
  • Shall Cümleleri
  • Should Cümleleri
  • Should Soru Cümleleri
  • Sıfat Cümleleri
  • Şiir Cümleleri
  • Şimdiki Zaman Cümleleri
  • Simple Past Cümleleri
  • Since Cümleleri
  • Since For Cümleleri
  • So Cümleleri
  • Soru Cümleleri
  • So That Cümleleri
  • Sözlük Cümleleri
  • Such Cümleleri
  • Such That Cümleleri
  • Superlative Cümleleri
  • Superlatives Cümleleri
  • Tanışma Cümleleri
  • Tavsiye Cümleleri
  • Tercüme Cümleleri
  • The Same As Cümleleri
  • There Are Cümleleri
  • Too Cümleleri
  • Türkçe Cümleleri
  • Ünlem Cümleleri
  • Used To Cümleleri
  • Want Cümleleri
  • Was Cümleleri
  • Were Cümleleri
  • When Cümleleri
  • When Soru Cümleleri
  • When While Cümleleri
  • Which Cümleleri
  • While Cümleleri
  • Who Cümleleri
  • Why Cümleleri
  • Will Cümleleri
  • Yet Cümleleri
  • Zaman Cümleleri
  • Zamir Cümleleri
  • Zarf Cümleleri
  • in spite of cümleleri

    "In spite of" İngilizcede "rağmen", "karşın" anlamlarına gelen bir edattır. Fakat "although" ile aynı anlamda olmasına karşın - edat olduğu için - ardından isim ya da filin isim hali gelir.

    Aşağıda in spite of cümleleri ile ilgili örnekler mevcuttur:

    In spite of his illness, he went to work. --> Hastalığına rağmen işe gitti.

    Has she any boy friend, in spite of her richness --> Zenginliğine rağmen, hiç erkek arkadaşı yok mu?

    In spite of cold weather, he went out without an overcoat. --> Hava çok soğuk olmasına rağmen, o paltosuz dışarı çıktı.

    In spite of his master's degree, he has not found a good job. --> Yüksek lisansı olmasına rağmen, iyi bir iş bulamadı.

    He didn't pass the examination, in spite of his hard working. --> Çok çalışmasına karşın, sınavı geçemedi.

    He tries to go back to home, in spite of snowstorm. --> Tipiye rağmen eve geri dönmeye gayret ediyor.

    In spite of his stupidity, he says sometimes interesting words. --> Aptallığına rağmen, bazen ilginç laflar eder.

    In spite of the artistic deficiency of this theater play, it made more money. --> Bu tiyatro oyununun sanatsal yetersizliğine karşın, iyi para kazandı.

    She is not attractive, in spite of her beauty. --> Güzelliğine karşın, çekici değil.

    Can't he make good contacts in the parties, in spite of his easy goingness. --> Rahatlığına karşın, partilerde iyi ilişki kuramıyor mu?

    Although his hindrance, he has been able to perpetuate his daily life. --> Bedensel engeline karşın, günlük yaşamını sürdürebiliyordu.

    In spite of the rainfall, he insists on going out. --> Sağanak yağmura karşın, o dışarı çıkmakta ısrarlı.

    Did Ali remember the name of his first teacher, in spite of his good memory. --> Ali, iyi hafızasına rağmen, ilk öğretmeninin adını hatırlamadı mı?

    Pelin is a very lazy student, in spite of her brilliant intelligence. --> Pelin, parlak zekâsına karşın, çok tembel bir öğrenci.

     
    İngilizce Eğitimi Ankara